Ne hesabı verildi, ne acısıyla yüzleşildi

[Haber görseli]

İki patlama sonrası kimi bir bacağı eksilerek canını kurtardı o meydandan, kiminin bedeni sağlamdı ama en yakınlarını sonsuza dek orada bırakmışlardı. Ankara Gar katliamında sevdiklerini kaybedenler, geçen bir yılı anlattı. Acılar katmerlenmiş, katliamın sorumluları hesap vermemiş, bu büyük yasla yüzleşilememişti.


‘İşimi bitireyim sonra öldürün’

[Haber görseli]

Bu yıl Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün sahiplerinden biri de Malavi tarihinin ilk kadın kabile reisi Theresa Kaçindamoto oldu. Yıllarını kız çocuklarının erkenden evlendirilmesiyle mücadele ederek geçirmiş. Ölüm tehditleri almış ama yılmamış. Tehditlere cevabı, ‘Öldürün ama işimi bitireyim ondan sonra öldürün’ olmuş. Sonuçta başarmış ülkesindeki evlilik yaşını 18’e çıkarmış. Şimdi ki hedefi ise evlilik yaşını 21’e çıkarmak ve yoksul ailelerin kız çocuklarına eğitim bursları vermek.


‘Beyaz yakalıları kaymak tabaka sanıyorlar’

[Haber görseli]

Ofisten direniş, plazadan dayanışma çıkar mı? Beyaz yakalıların bir araya geldiği politik gruplar anlatıyor.


Yine mi göç edeceğiz

[Haber görseli]

Hakkari ve Şırnak il olmaktan çıkarılıyor. Burada yaşayanlar ise isyanda. “Biz göçmen değiliz, bu toprağın yerlisiyiz. Bize sorulmadan nasıl karar verilir” diye çıkışıyor Hakkarili 74 yaşındaki İbrahim Özdemir. Şaban Güzel, 1994’te Çukurca’ya bağlı köyünü boşaltıp ailesiyle Hakkari merkeze yerleşmiş. “Buradaki memurlar giderse Hakkari biter, biz bir daha mı göç edeceğiz” diye soruyor.


Kariyer fuarında biten umutlar

Duyurularda “Hayatınızı değiştirecek buluşmalara hazır olun” diye çıta yüksek tutulmuş, “Fırsatlar beklemez siz yakalarsınız” uyarısı eklenmiş. Kaçan bir otobüsün tercih edildiği fotoğraf, muhtemelen bir Avrupa kentinde çekilmiş ama olsun. Bir diğer fotoğrafta gülen genç bir kadın “Kariyerli bir iş istedim İSKİF’te yakaladım” diyor. İSKİF, İstanbul Kariyer ve İstihdam Fuarı aslen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İŞKUR öncülüğünde istihdama katkı amacıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde 9 Haziran’da kapılarını açan bir fuar, bugün de son günü.


“Asıl evlerimizin halini görünce delireceğiz”

[Haber görselii]

Çatışma ve sokağa çıkma yasağının sürdüğü bölgelerden en fazla göç alan kent Van oldu. Cizre ve Silopi’den gelen de var ama çoğunluğunu kadim bağları nedeniyle Yüksekovalılar oluşturuyor. Van’a göçenler bu zor bekleyişi anlatıyor.


‘İnadına o evde yaşayacağım’

[Haber görseli]

Martın son günlerinde, kızı cep telefonundan bir fotoğraf gösteriyor Songül Uzunköprü’ye. Ona da arkadaşı yollamış. Bir yatak odası. Tuvalet masasının aynasına “Yüksekova’da aşk başka yaşanıyor” yazılıp kalp içine alınmış. Önünde poz vermiş, eli tetikte bereli bir özel harekâtçı. “Gonyalı-Beyşehir” diye de not düşmüş.


‘Bataklık dururken sineği öldürüyorlar’

[Haber görseli]

Bu tür davaların ne ilki ne de sonuncusu. Ama Karaman’da 10-12 yaşlarında on erkek çocuğun mağdur edildiğinden emin olduğumuz cinsel istismar davası Türkiye’yi başka türlü sarstı. Dünkü ilk duruşma Karaman’ı alışık olmadığı olağanüstü halle tanıştırmıştı. Adliyeye yaklaşırken başlayan polis koridoru, arama noktaları, şehir dışından gelen grupların manidar biçimde Valilik isimli otobüs durağı ötesinden ileriye sokulmayışları… Diyarbakır Barosu Başkanvekili Ahmet Özmen manzarayı görünce “Newroz alanı gibi olmuş” dedi istihzayla.


Maraş’ta çok katmanlı bir “kamp” hikâyesi

[Haber görseli]

Alevi ve Sünni 16 köyün sakinleri Maraş’ta Suriyeliler için yapılacak konteyner kente, doğuracağı sosyal gerginlik yüzünden karşı çıkıyor. Hükümetten gelen son sinyalse “Devlet yatırım yaptı, geri dönüş yok”. Asıl mesele Alevi-Sünni ekseninde. Maraş Yaşam Platformu sözcüsü Salman Akdeniz, 25 bin Alevi nüfusun ortasına 25 bin Suriyeliyi getirmekte kasıt buluyor.


İzmir’de “meçhul” mülteciler mezarlığı

Bir din insanıyla ölümden konuşmanın kolay ve de zor yanları var. Bir müddet sohbet edip, diyeceklerimi küstahlık olarak algılamayacak gönül genişliğini hissettikten sonra sordum: Bütün bunlara isyan ettiğiniz oluyor mu? 35 yıldır mezarlıklarda imamlık yapan Ahmet Altan’ın son altı aydır görev yeri İzmir Bayraklı’daki Doğançay Mezarlığı. Çevredeki bahar yeşili, katırtırnağı sarısı tepelere bakarak cenaze aracıyla yukarı kıvrılmışız. Kimsesizler mezarlığına… 412. ada mülteci mezarlarına ayrılmış. Tepelerinde siyah boyalı plakalarda beş haneli rakamlar olarak yatan, çoğunluğu Avrupa’ya hayalleriyle bindikleri botlardan sağ çıkamayan mülteciler.